Warning: session_start(): Cannot send session cookie - headers already sent by (output started at /home/habergas/public_html/yazi.php:1) in /home/habergas/public_html/yazi.php on line 1

Warning: session_start(): Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/habergas/public_html/yazi.php:1) in /home/habergas/public_html/yazi.php on line 1
 TÜRKİYE' DE TARIM

TÜRKİYE' DE TARIM

TÜRKİYE' DE TARIM

11 Ocak 2017 15:01

Yorum Sayısı : 0
 

Türkiye’de tarım denilince hepimizin aklına bir sürü şey gelir. Fakat tarıma genellikle dar bir çerçeveden bakılır. Son yıllarda ülkemizde tarımsal konularda bir hayli gelişmeler yaşandı. Avrupa Birliği uyumluluk sürecinde başlayan bu gözle görülür gelişmeler AB süreci olmasa dahi mutlaka yapılması gereken şeyler olarak karşımıza çıktı.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de tarım faaliyetlerini hem geliştirmeli hem de tarım yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu her şeyi korumalıydı. Üstelik artık tarım sadece köylünün derdi değil tüketici olarak adlandırılan herkesin derdi olmuş ve bu farkındalık da medya yoluyla bir çok alanda sağlanmıştı.

Gazete ve TVlerde her bölüm için branş varken tarım yazarlığı ve tarım gazeteciliği de kendini göstermeye başladı. Bu alanda çalışma yapan gazeteciler bir araya gelerek Tarım Yazarları ve Gazetecileri Derneğini kurdu. 2011 yılından bu yana mesleğime tarım yayıncılığı yaparak devam ediyorum. Bu alanda bir çok ilimizde tarım faaliyetlerini üreticiden sanayicisine kadar tanıma fırsatım oldu. Tarıma bakış açım bu işi yaptığım ilk yıllarda farklı boyutlar kazandı. Hiç bilmediğim şeyleri gördüm, şaşırdığım ama öğrenmekten keyif duyduğum konularla karşılaştım bunlarla ilgili de çeşitli TV program projeleri hazırladım ve bugün tarım alanında dünyada adımızın geçtiği arıcılıktan bahsedeceğim.

Benim ilk arıyla tanışmam çocukluğumda bir arı tarafından sokulmamla olmuştu belki birçoğumuzun başına aynı şey gelmiştir. Daha sonra arılarla ilgili bazı şeyler okuduğumuzda Albert Einstein’ın dahi arılara kafa yorduğunu görürüz. Arıcılık çok zahmetli bir iş herkes yapamaz. Her meslekte işini severek yapman gerekir ama arıcılıkta severek yaparken zorluklarına göğüs germen ve bunu yaşam biçimi haline getirmen gerekir öyle lafta sevmek değil icraatte de bunu göstermen şarttır. Arıcılık yapmak isteyenlerden hep şu soruyu duyardım devlet desteği var mı başlamak istiyorum ama sermayem yok. Her işte olduğu gibi bu işte de az ya da çok sermaye gerekir ama artık bu konuda çok daha kapsamlı çalışmalar var. Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) bu alanda projelere kaynak sağlayabiliyor. Çeşitli desteklemelerden yararlanmak mümkün. Tarımla hiç alakası olmayan insanları tarım ilgilendiriyor çünkü arıcılık iyi yapıldığında iyi bal sofralara gelecek, sağlıklı ve güvenilir gıdayı her öğünde tüketebileceğiz yani böyle bakıldığında beslenme çantasıyla okula giden bir çocuğu dahi tarım ilgilendiriyor. Piyasada bir çok sahte bal haberleri, bıktıran bal reklamları artık devlet ve millet olarak gerçek arıcılarımıza ve balı en doğru şekilde sofralarımıza sunan üreticilere sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor.

ARICILIK EKİPMAN TEKNOLOJİSİNDE “ALTIN MADALYA” TÜRKİYE’YE

Arıcılık ve bal konuları öyle bu köşeye sığacak kadar kısa değil dünyada bununla ilgili bilim adamları her gün makaleler yayınlıyor. Ülkemizde de bu işe gönül veren hocalarımız çeşitli çalışmalarda bulunuyor. Beni bu konularda gururlandıran ise dünya arenasında arıcılığın oscarı diye adlandırabileceğimiz uluslararası çapta düzenlenen Apimondia ödülleri. Çünkü dünyada en iyi arı kovanını yapan firma öz sermayeyle kurulmuş ve ilk çalışmalarını TÜBİTAK ile gerçekleştirmiş bir Türk firması olan Apimaye. Bu konuda nasıl bu kadar ilerledik diye biraz araştırma yaptım ve tesadüfen de olsa bu işin mimarıyla görüşme fırsatım oldu. Dünya arıcılık ekipmanlarına kalite damgasını basan ve Apimondia’da inovasyon alanında Altın madalya alan Apimaye yönetim kurulu başkanı Muzaffer Yıldırım ile bu konuyu konuşmaya başladıkça bambaşka şeyler öğrendim. Mesela Çin’e kovan gönderiyor, üstelik arıcılıkta dünya lideri olan Çin’in tarım bakanlığı dediğimiz kurum bu alımı Çin’deki arıcılığın gelişmesi ve liderliği kaptırmamak için yapıyor. Sadece Çin değil Amerika dahil her kıtaya ihracat yapılıyor. Muzaffer Bey çok mütevazi bir insan; bir gazeteci için haber kaynağı olabilecek bir çok konudan bahsediyor ama çok fazla bunu medyaya servis etme gereği duymamışlar. 118 yıldır 2 yılda bir farklı ülkelerde düzenlenen Apimondia arıcılık kongresinde ödül almak kolay değil hele ki altın madalya almak hiç kolay değil. Arıcılara çeşitli seminerler verilmesine ön ayak olarak Türkiye arıcılığının gelişimine katkı sağlıyor ve bu alanda öğrenebildiğim kadarıyla akademik düzeylerde bir çok veriye ışık tutacak çalışmalar yapıyor. Ayrıca ürettiği kovanlar bildiğimiz ahşap kovan değil, Ergonomik ve Termo kovan olarak adlandırılan gıda kodeksine uygun ileri teknoloji kullanılarak yapılabilen kovanlar ve bildiğimiz basit bir plastik malzeme değil. Bazı üniversiteler bu kovanlar üzerinde çalışarak arıcılığı verim kaybı yaşamadan yapmanın püf noktalarını bile keşfetmişler. Ülkemizde tarım adına iyi ve başarılı işler yapan çiftçilerin, girişimcilerin ve sanayicilerin olması bu alanda gurur kaynağımız oluyor. Kısa bir sohbet gerçekleştirdiğim Apimaye yönetim kurulu başkanı Muzaffer Yıldırım 2017 Apimondia kongresine İstanbul’un ev sahipliği yapacağını ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin de bu konuda çalışmalarının devam ettiğini söyleyerek bizi de Apimondia İstanbul’a davet ediyor. Daha öğreneceğimiz çok şey var diyerek orada olacağımı belirtiyor ve şimdilik kısa da olsa gerçekleştirdiğimiz bu sohbet ve bu yazıma ilham kaynağı olduğu için kendisine teşekkür ediyorum.

Arıcılık üzerine çeşitli çalışmalarımız olacak daha çok hikayemiz ve aktaracağımız çok konu var.

Okuyuculara tavsiyeler: NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) nedir öğreniniz çünkü önümüzdeki günlerde bu konuyu çok tartışacağız.
Sahte bal nedir ve gerçek bal nerelerden alınmalıdır, hangi durumda hangi bal çeşitleri tüketilmelidir araştırınız.

Kitap Tavsiyesi: Bu yazımda konuyla da alakalı olarak sizlere çok çok genç bir yazarın bal hakkında yazdığı çok değerli bir kitabı öneriyorum: Yazar: Ayşe Yenerer – “Bir Kaşık Bal”

TV Programı: Arıcının Gündemi – Bereket Hayvancılık TV : Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ile ortak hazırlanan programı Malik Kambur sunuyor.

 

Harun Gencel: harungencel@gmail.com


Anahtar Kelimeler : TÜRKİYE' , DE , TARIM , ,

Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yazarın Diğer Yazıları

TÜRKİYE' DE TARIM - 11 Ocak 2017 15:01

- 04 Mayıs 2015 14:05